Hiçbir çıkar gözetmeden, her durumda doğruyu söyleyen kişiler her zaman sevilmese de dürüstlük bir erdemdir.

Birlikte yaşamaya başladığımız zaman diliminden beri toplumu saran bir yalan ağı olduğunu biliyoruz. Toplumda dürüst insan kavramı tartışılabilecek hal almıştır. Oysaki doğru söylemek bir erdemdir. Yalandan, riyadan uzak duran insanlar daha çok takdir edilmelidir. Doğru kavramının sadece bir tane olduğunu bilen insanlar bulundukları ortamlardan muaf tutulurlar. Başkalarıyla ilişki kurarak yalan üzerine iş yapan insanlar türedikçe doğrucu insanlar sözlerini esirgemeyecek hal almıştır. Çıkar sağlayan insanlar dürüstlükten uzak kişilerdir.

Doğruyu söyleyecek yürekleri olmayan insanlar sırf çıkarları uğruna gözü kapalı yalan söyleyebilirler. Bu tip insanlar etraflarında doğru insan profilini kabul etmezler. Çünkü Doğruyu savunan insanlar acaba ifadesinden uzaktırlar. Başkalarının ne düşüneceği, ne hissedeceği, ne ifade kullanacağını düşünmezler. Çünkü doğru evrenseldir diyerek açık sözlü davranırlar. Bu sebeple yalanlarla dolu insanlar doğrucu zihniyetlerden rahatsızlık duyarlar. Ve doğruyu savunan insanların barınacak yeri kalmaz. Toplumda yanlış insanmış gibi gösterilir ve dışlanırlar. Oysa doğru söz akarsu gibi olmaktır. Saflığından ve akışkanlığından hiçbir zaman vazgeçilmez.

Realist insanlar doğruyu savunurken yalanlar ile inşa edilmiş yapıları yıkmaya çalışırlar. Onlar için temeli doğru olmayan yapıların üzerine bina inşa etmek yanlıştır. İnsanlar yanlışlarını duyduklarında mutlu olmayacaklarını bildikleri için doğrulardan kaçarlar. Şu bir gerçek ki yalan kaçtıkça doğru onu kovalar. Peşini asla bırakmaz. Ve değil dokuz köy binlerce köy dahi olsa doğru adresini bulacaktır.

Doğruyu savunan olun isterseniz dünyadan kovulun. Dürüst insan olun kapanan kapılar çok olsa da açılacak kapıların ondan çok olduğunu düşünün. Siz doğru insan olun yalan sizin düşmanınız olsun. Kovulsanız da, atılsanız da, yıkılsanız da doğrudan vazgeçmeyin.

Dokuz köyden kovulur doğrular ama unutmayın her zaman bir onuncu köy vardır.