Özgürlüğümün adı konuşan ağzım, yazan elim, kullanabildiğim beynimdir.

Yediden yetmişe hangi insan zorluk görmedi ki, hangi insan nefes alırken aldığı nefesin bile emanet olduğunu bilmedi ki. Özgürlüğüm aldığım nefesimdir.

Sağ adımımızı atarken sol adımımızı nasıl atacağımızı hesaplayan bir dünyada yaşıyoruz. Hesaplar uğruna dönen dünyada insan olmayı başaramıyoruz. İnsanlık değerlerinin yitirildiği, toplumsal uzlaşmanın sağlanamadığı bir dünyada dost olmak ne kadar kolay olabilir ki. Sadece söz de kalır herkes kardeştir lafı kıyılan canlar, zulüm gören insanlar oldukça kardeşiz diyemeyiz. Yitirilen onca can varken hangi anne evladından ayrılmak ister, hangi evlat aile özlemi çekmek ister, hangi kardeş canından can ayrılsın ister. Etinizden parça koparıldığı zaman kanayan yaranıza merhem olabiliyor musunuz günlerce dökülen gözyaşı ve acı sonrasında sağlığınıza kavuşunca derinden bir oh çekiyorsunuz değil mi oysa dünyanın en ücra köşelerinde bile kanayan yaralarına bırakın merhem olmayı, acılarına bile ağlayamayan insanlar var.

Dünya kardeşliği bu mu?

Evrensellik anlayışımız hayat gayemiz yaşama sebebimiz ağlayan analara evlat, canı yanan çocuklara aile, canından can ayrılan kardeşlere abla -ağabey olmak olmalı. Toplum kendini yitirdikçe insanoğlu değer kazanmalı toplumu güzelleştiren bizler değiliz, toplumu güzelleştiren iyi niyetli zihinler. Issızlığımız, sessizliğimiz, kayıplarımız oldukça değer yargılarımızı kazanmamız, büyük insan olmamız mümkün değil. Ben kelimesinden vazgeçip biz diyebilsek işte o zaman evrensel olacağız işte o zaman gerçek bir ana, gerçek bir evlat, gerçek birer kardeş olacağız. Bugün dünya barışını sağlayamıyorsak bu bizim ayıbımızdır.

Barış sosyal hayatımızın bir parçası olmak zorunda. Bir gün o kayıplar arasında bizlerde olabiliriz. Hiç düşündünüz mü kanayan yaralardan birinin siz olduğunu? Zorlu sınavların hocası olabiliyorken zamanında o sınavlardan bizlerinde geçtiğini unutuyoruz. Bugün böyle bir düzendeyiz. Bugün bırakma, terk etme, ayrılma günü değil. Bugün beraberlik, birlik, dayanışma günü. Bu gün ben değil biz deme günü. Özgürce düşüncelerimizi ifade edebildiğimiz bir kişiliğe sahipsek ifadelerimiz evrensel barış olmalıdır. Kişisel barışa hayır deme günü bugün. Bir kez daha düştüğümüz yerden kalkıp zehirli sarmaşıklar arasından geçip düşmedik düştüysek kalkarız diyebilmeliyiz. Barış; düştüğü yerde çamura saplanan insanın ben bu çamurdan çıkamam diyen insanın değil, battığım çamuru elimle temizler yine doğrulurum diyebilenin hakkıdır.

Gerçek barış; Bencilliğin olmadığı yerde evrenselleşir, hangi dilden, ırktan, dinden olursak olalım zulme karşı dur diyebilmeli Allah katında yeri olmayan zulmü yok etmek için uğraşmalıyız. Bir gün pişman olmamak için bugün buradayım demek için hadi bir kez daha dünya barışı için el ele.