Sokak çocukları olarak kullanılan tabir insanın içini yakar. Kışın karlar altında yatan, yazın hayallerle yaşayan çocuklar yürek parçalar.

Yaşamları da nitelendirildikleri isim kadar zor. Sokak çocuklarının bu isimi almalarında ki en büyük faktör evlerinde gördükleri şiddettir. Bu zulme dayanamayan çocuklar huzurun sokaklarda olduğuna inanırlar. Evlerinden uzak olmak istedikleri için sokakların onlara kol kanat gereceğini düşünürler. Oysa onlar için sancılı zaman işte o an başlıyordur. Yaşamak için yemeye, içmeye, barınmaya, sağlığa ihtiyaçları olan çocuklar bunu sokaklardan temin edemezler. Onlar sıcak bir yuvanın hayalini, yazın denizin, kışın sıcaklığın hayalini kurarlar. Lüks hayalleri yoktur onların. Aç karınlarını doyurmak, buz tutmuş yüreklerini çözmek için uğraşırlar. Son model hayatlarda gözleri yoktur.

Geçimlerini sağlamak için sokak yaşantısına ayak uydurabilmek için paraya mecburdurlar. Mendil satarak, dilenerek hayatlarını sürdürmeye çalışırlar. Temizlenmek için camileri hedef seçerler. Yaşıtları parklarda oyun oynarken onlara uzaktan bakan çocuklardır bunlar… Eğitim için okul yolu tutan öğrencileri boynu bükük bir şekilde izlerler. Mahrum kaldıkları her şeye uzaktan bakarak yetinirler. Onların tozpembe hayalleri yoktur… Onları bu hayata iten ebeveynler hesaba çekilecektir. O kadar kalabalık görüntüleri olsa da onlar her zaman yalnızdır. Ve biz duyarsız insanlar yüzünden itilip kalkılmaya mecburdurlar. Çünkü onların buna ihtiyacı olmadığını düşünen zihniyetler olarak onları görmezden geliyoruz. Yer yer çocuklarımızın elindeki bir çikolataya bile imrenerek bakan bu çocuklara yardım elimizi uzatmıyoruz. Kendi çocuklarımızdan çok sevgiye ihtiyaçları olduğunu unutuyoruz. Onların bir kez olsun başını okşayıp, yüzlerini öpemiyoruz. Bunun için kendimizi savunacak bir bahanemiz olamaz. Duyarsız ebeveynlerden bir farkımızın olmaması da bu yöndedir. Aç olmadığımız halde zorla da olsa bir şeyler yiyebiliyorken aç halleriyle gözümüze bakan çocukları görmezden geliyoruz. Biz bire muhtaçsak onların bine muhtaç olduğunu göz ardı ediyoruz.

Onlar yaşamak istiyorlar, yaşarken hakları olan hayatı istiyorlar. Kayıp giden zamanlarını geri istiyorlar. Uutmayalım ki; onların yaşamaya, yaşarken bizim desteğimize ihtiyacı vardır.