Spor ahlakı değer yargılarımızdan bir tanesidir. Karşılıklı olan saygının ifadesidir. Birliğin ve beraberliğin ifadesidir.

Kardeşlik duygusunun ifade edildiği bir ahlak biçimidir. Etik değerlerimizin olduğunu biliyoruz. Spor da en etik durum rekabeti tatlı bir şekilde yaşamaktır. Rekabet içerisinde ki insanların birbirlerine karşı tutumları kaba olmamalıdır. Sportmenlik centilmenliğin resmi olarak simgelenmelidir. Bir Sportmen yarışırken sadece bunun bir iş olduğunu düşünerek hareket etmelidir. Spor ahlakıyla ahlaklanan genelde hem kendisine hem yarışmacı arkadaşlarına hem de onları destekleyip izleyen insanlara karşı hoşgörülü davranırlar. Onlar da ille de kazanma hırsı yoktur. Spor ahlakında insancılık fikri ağır basabilmektedir. Çünkü rakibi azılı bir köle görmek yerine centilmence yarıştıkları insan olarak görürler ve bu sebeple yarışın sonucu ne olursa olsun gerek rakibini gerekse maç üyelerini her şekilde tebrik edebilir.

Spor ahlakı sadece yarışmacılara has bir durum değildir. Onları yöneten insanların da model insan olmaları için sporcu ahlakıyla hareket etmeleri gerekir. Eğitimci kimliğinde oldukları için eğitilene iyi bir ders vermek zorundadırlar. Taraftarlarını bile sakinleştirmek bazen onların elindedir. Yapılan transfer gibi olaylarda karşı tarafa haksızlık etmeden hareket etmeleri gerekir. Şiddete meyil vermezler, saldırgan davranmazlar. En önemlisi de ırk ayrımı spor kavramında olmamaktadır. Irk ayrımı yaparak bir işi yapamayacaklarını çok iyi bilirler. Farklı ırklara kucak açan spor dalının temeli sporcu ahlakına dayanır. Spor ahlakını çökertebilecek en kötü şey sporcuların kullandıkları doping içeren maddelerdir. Bu bir sporcu ahlakına uygun davranış biçimi değildir.

Spor etik kurallar çerçevesinde olmalıdır. Sporu çökertecek her türlü şeylerden uzak durmak gerekir. Ahlakın en güzeli yerine getirilendir