Öncelikle aşk siparişle olacak bir şey değildir. Aşk kaderdir, diye düşünüyorum. Aşk: Acısı lezzetinden çok olan ağır bir imtihandır.

Herkesin baş edebileceği bir şey değildir. Edemeyenlerin hayatı bir daha düzelmemek üzere dağılır zaten… Aşık olmayan birine aşkı anlatmak pek mümkün değildir. Bu yüzden aşka inanmayanlar da çoktur. Kendi yaşamadığına göre demek ki yok. Kimi insanlar aklıyla kimi insanlar kalbiyle yaşarmış. Aklıyla yaşayan insanlar aşık olamazlarmış. Bu yüzden bazılarının aşık olamaması aşkın olmadığını göstermez. Kalbiye yaşayan insanlardan bile aşık olmayan çoktur. Karşısına aşık olacak biri çıkmamıştır. Aşık olmadan evlenmiştir sonra da kendini korumuştur. Gelelim sorunun cevabına.

Evlilikte aşk şart mı?

Bence değil. Sağlam bir sevgi aşktan daha kıymetlidir. Çünkü aşk geçici bir haldir. Kavuştuktan bir süre sonra biter demek istemiyorum fakat bir süre sonra aşkın ateşi azalır, harareti söner. Âşık çiftler birbirlerine doğru davranırlarsa aşk tamamen bitmez diye inanıyorum. Gerçi bilimsel açıklamalara bakarsak aşkın ömrü üç yılmış. Sonrası sevgiye dönüşüyormuş. Bazıları kötü davranışla aşkın nefrete dönüştüğünü söylese de gerçek aşkın hiç bir zaman nefrete dönüşeceğine inanmıyorum. Nefrete dönüşüyorsa o yine gerçek aşk değildir. Çiftler niye bu kadar aşk arzusundalar?

Sevgi evlilikte yetmiyor mu?

Evlilikte aşk şart değildir, mutlu bir evlilik için sevgi yeterlidir.

Çiftlerin aşk arzusu aslında heyecan ve tutku arzusudur. Evlilikte mutluluğu öldüren şey karı-kocanın arasındaki sevginin bacı- kardeş ya da arkadaş sevgisine dönüşmesidir. Karı-koca sevgisi diğer bütün sevgilerden apayrı özel bir sevgidir. O özel sevgiyi korumak lazımdır.

Karı-koca özel sevgisini yaşatmak ve korumak için iki şey çok önemlidir.

Birincisi; evlilik hayatı içinde kadın kadınlığını, erkek erkekliğini korumalı, herkes kendi yaratılışına uygun hareket etmeli ve eşlerine de cinsiyetine uygun davranış göstermeliler.

İkincisi; karı-koca arasındaki çekiciliği sağlayan en önemli şey iyi bir evlilik hayatıdır. Çünkü iki tarafında evlilikte tatmin yaşadığı güzel bir ilişkide vücut hem neşe, keyif, heyecan hem de iki tarafı birbirine bağlayacak özel sevgi hormonları salgılıyor. Bu ikisi olduğunda aşk olmasa da karı-kocaya yetecek aşka yakın kuvvetli bir sevgi yaşanır.

Evlilikte fikirlerin uyuşması iyi olur; fakat fikirlerin uyuşmasından daha önemlisi ruhların uyuşmasıdır. Sadece fikre bakarak karar vermeyin. Nihayetinde arkadaşlık ilişkisi değil bu. İlk görüşmede filmlerdeki gibi çok beğenmeniz hatta çarpılmanız “Aaa işte bu demeniz gerekmiyor.” İnsan birini sevdikçe gözüne güzel gelir. Fakat sevebilmek için de ondan hoşlanmanız gerekli. İlk gördünüz hoşlanmadığınız, sizi rahatsız eden bir şey var. O zaman karar vermek için ikinciye tekrar görüşün. Yine hoşlanmadı iseniz şansınızı hiç zorlamayın.

Mevlana hazretlerine aşkı sormuşlar “Ben ol da bil.” demiş.