Uzun deneyimler sonucu kısa ve öğüt veren atasözleri toplum tarafından benimsenip yeri geldikçe kullanılan sözler olmuştur.

Dilin zenginliklerinden olan atasözleri sık sık günlük hayatta kullandığımız kalıplaşmış sözler olmuştur. Atasözlerini kullanarak toplumda, insan hayatlarında, özel yaşantılarda hem kendimize hem de karşımızdaki insanlara ders vermeye çalışırız. Verdiğimiz öğütleri anlamayan insanlara genelde atasözlerini kullanırız. Geçmişten bugüne kadar toplumda derin izler bırakan atasözleri ile genç kuşak eski kuşak kavramı ortadan kaldırılmıştır. Geçmişin izlerini bugüne taşıyabilen en değerli sözcükler atasözlerinde saklıdır. Geçmişini bilmeyen toplumlar olarak atalarımızın her durum için ayrı bir ifade kullandığını görüyoruz. Eskilerin aklı diyerek küçümsemeyerek bugün genç nesil olarak biz de bu atasözlerini kullanıyoruz. Geçmişten geleceğe tek tanık olarak tanımlandırılır. Düşünce olarak geri planda olan toplumlarda atasözleri anlayış ve idrak açısından farklılık göstermiştir.

Atasözleri ne yazık ki kadınları ezen sözler olmuştur. Cinsiyet ayrımının en çok yapıldığı, kadının eş olarak bile görülmediği maalesef ki atasözlerinde karşımıza çıkmaktadır. Toplumda kadın güvenilmez biri olarak tanımlandırılırken kimi atasözleri de bunun aksini desteklemişlerdir. Böylelikle toplum yargıları oluşturulurken atasözlerinden kesitlerden etkilenmiştir. Toplumdaki yaşayış biçimleri, insanların özenilen hayatları Öykülentirilmiştir. Öykü haline getirilen yaşamlarımızı kısa ve öz olarak yalnızca atasözleri anlatabilmektedir. Her bir söz gerçek hayattan bir kesinti olarak ele alınmış ve her duruma özel bir içerik oluşturulmuştur.

Toplumda kültürleşmeyi etkileyen aşağılayıcı kadın algısı yüzünden gerileme yaşıyoruz buna sebebiyet veren olumsuz etken Atasözleridir. Kadınları yükseltmeyip aşağılayan ifadeler ile toplumun gerilemesine sebep olmuşlardır. Günümüzde kadını hor gören insanlara altın tepside sunulan bu koz her durumda kadının önüne çıkarılmaktadır. Eskiden gelen sözlerin günümüzde kullanılıyor olması egemen toplumlarda “ yanlış algıya, kadının değersiz olmasına” kapı aralamaktadır.

Kullandığımız her cümlenin doğru olduğunu asla söyleyemeyiz. Doğruların değiştiğini, kişisel görüşlerin devreye girdiğini, kadının yazıldığı gibi aşağılık pozisyonda olmadığını bilmek gerekir. Ataların söylediği her söz doğrudur düşüncesi ile hareket etmemek gerekir. Bugün içimizdeki kötü insanları düşünürsek fiziği iyi zikri kötü dili fukara insanları hesaba katarsak atalar zamanında da böyle insanlar olabileceğini varsayabiliriz. Çıkarım yaparken hayatımızdan çıkarmamız gereken düşünceler olduğunu sorgusuz sualsiz kabul etmeliyiz.