Emeklemeden koşan insan gördünüz mü? İşte böyle bir şeydir düşünmeden konuşmak.

Aklı selim insanlar oldukta düşünen insanlar olamadık ne yazık ki. Kişi söylediği sözlerin esiridir. Ağızdan çıkan her söz insanları mutlu edebildiği gibi derinden üzebilir de. Bilmediğimiz, yorumunu yapmakta da hiç çekinmediğimiz onca olay söz konusu iken düşüncelere ne derece yer veriyoruz belirsiz. Düşündüklerimizi uygulamaya koyma noktasında başarılı bireyler değiliz. Boş konuşup gereksiz torbaları doldurmakta kıdem kazanmış insanlarız. Yerli yersiz eleştiri yapıp, olur olmaz her durumda sırf laf yapmak için konuşuyoruz. Düşünmeden konuşan insanlar hedef şaşırmaya mahkûmdurlar. Niyet ettiğimiz şeyin yanlış konuşma sonrasında kötü amellere sebep olmasının bir tek sebebi konuşurken düşünmüyor olmamız. Düşündüklerimizi ifade ederken de konuşma esnasında bunları yansıtamıyor olmamız.

Anlatabildiğimiz kadar anlaşılıyoruz

Konuşma gerek felsefe alanında gerekse psikoloji alanında önemli olan bir kavramdır. Konuşma yetisi sayesinde insanoğlu sınırlarını darlıktan genişliğe kavuşturmuştur. Diline hâkim toplumlar günden güne gelişmeye başlamışlardır. Düşünmeden konuşmak kırılan kalplerin, incinen yüreklerin ödemek zorunda olduğu ağır bedellerle sonuçlanır. Konuşmalarımızı teraziye koymayıp ağır kefeye düşüncelerimizi eklemediğimiz sürece terazinin kefesinde düşünceler ağır basmadığı sürece koşuyor sayılmayız. Hala emekleme sürecini yaşıyorken koşar adımlar atmanın tökezlemekten başka bir şey getirmeyeceğini biliyoruz. Tökezleyen düşünceleri konuşurken dile getirmek kayıplara sebep olur. Düşünmeden konuşmak esas alınmalıdır ki konuştuğumuzu sonradan düşünmek zorunda kalmayalım. Konuşurken üretken olmak yerine düşünmede üretkenlik göstermek gereklidir.

Düşünürken söylediklerimizin, söylerken düşünmek zorunda olduklarımızın, konuştuktan sonra düşünmek zorunda olduğumuz durumdan çok daha önemli olduğunu bilmekle yükümlüyüz. Düşünmeden konuşmak emeklemeden koşmanın sonucu kişinin yerle bir olması gibidir.